Fabrika yıkımı; üretim ömrünü tamamlamış, taşınan veya dönüşüm kararı alınmış sanayi yapılarının — üretim holleri, depolar, silolar, bacalar ve idari binalar dahil — planlı bir sırayla sökülüp indirilmesi işidir. Konut yıkımından temel farkı, işin yalnızca betonarme kırımından ibaret olmamasıdır: önce makine parkı ve tesisat demonte edilir, çelik konstrüksiyon kesimle ayrılır, kalan betonarme gövde mekanik yöntemle indirilir. Bu üç katmanın sırası yanlış kurgulanırsa hem hurda değeri kaybedilir hem de saha güvenliği riske girer.
Türkiye'de fabrika yıkımları 3194 sayılı İmar Kanunu (ruhsat), 2872 sayılı Çevre Kanunu ve İnşaat-Yıkıntı Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği (atık zinciri) ile OSB mevzuatı çerçevesinde yürütülür. Organize sanayi bölgelerindeki tesislerde belediye ruhsatına ek olarak OSB müdürlüğü onayı ve altyapı kesme protokolleri gerekir. Ardasan, bu katmanların tamamındaki evrak sürecini tesis sahibi adına takip eder.
Fabrika yıkımını diğer yıkım türlerinden ayıran en kritik başlık hurda ekonomisidir. Bir üretim tesisinde çatı makasları, kolon-kiriş çelikleri, vinç rayları, kablo ve trafolar ciddi tonajda değerli metal içerir. Doğru bir hurda alımı ve mahsup planıyla yıkım maliyetinin tamamı hurdadan karşılanabilir; birçok projede tesis sahibine ödeme yapılır. Keşif raporlarımızda hurda tonajını kalem kalem gösteriyor, mahsup modelini sözleşmeye yazıyoruz.